gece yürüyüsü

ŞEYH EDEBALİ'NİN OSMAN GAZİ'YE NASİHAT'İ



Ey oğul, artık Bey'sin!
Bundan sonra
öfke bize, uysallık sana.
Güceniklik bize, gönül almak sana.
Suçlamak bize, katlanmak sana.
Acizlik bize, hoşgörmek sana.
Anlaşmazlıklar bize, adalet sana.
Haksızlık bize, bağışlamak sana...


Ey oğul, sabretmesini bil,
vaktinden önce çiçek açmaz.
Şunu da unutma;
insanı yaşat ki devlet yaşasın.


Ey oğul, işin ağır,
işin çetin, gücün kula bağlı.
Allah yardımcın olsun...
Güçlüsün, kuvvetlisin,
akıllısın, kelamlısın!
Ama; bunları nerede,
nasıl kullanacağını bilmezsen
sabah rüzgarında savrulur gidersin.
Öfken ve nefsin bir olup aklını yener.
Daima sabırlı, sebatlı ve
iradene sahip olasın!
Dünya,
senin gözlerinin gördüğü gibi değildir.
Bütün bilinmeyenler,
feth edilmeyenler, görünmeyenler,
ancak sen faziletli ve ahlaklı olursan
gün ışığına çıkacaktır.


Ey oğul! Ananı , atanı say!
Bereket büyüklerle beraberdir.
İnancını kaybedersen ,
yeşilken çöllere dönersin.
Açık sözlü ol! Her sözü üstüne
alma!
Gördüğünü görme! Bildiğini bilme!
Sevildiğin yere sık gidip gelme!


Ey oğul! Üç kişiye acı:
Cahil arasındaki alime ,
zenginken fakir düşene ve
hatırlı iken itibarını kaybedene.


Ey oğul! Unutma ki,
yüksekte yer tutanlar,
aşağıdakiler kadar emniyette değildir.
Haklıysan mücadeleden korkma

 

19:31 - 3/8/2007 - yorum {yok} - yorum yaz

sifa....

21:00 - 2/11/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Sam-i Serif

Bosuna Sam-i Serif dememisler buraya ...
Hz. Yahya (a.s) burada yatiyor.
Kerbela sehitlerinin baslari burada
Ve Seyyide Zeyneb.
Ve Allah'in Kilicinamiyla maruf büyük komutanimiz Halid bin Velid
Ve müezzinlerin piri Bilal-i Habesi.
Ve Suriye ile Misir'i birlestirerek Haclilara nihai darbenin indirilmesine zemin hazirlayan Nureddin Zengi.
Ve Kudüs'ü  Haclilardan geri alan Fatih Sultan Selahaddin .
Ve Seyhlerin Seyhi  Muhyiddin  Ibn Arabi.
Ve Mevlana Halid-i Bagdadi.
Ve Seyh Dagistani.
Ve Padisahimiz Vahdettin Han.
Ve daha niceleri....

Hakan Albayrak

20:00 - 25/8/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Yönetmek, karar vermeyi bilmektir


İşte size muhtemelen Türkiye'de kısa bir iş deneyimi olmuş, üniversite mezunu genç bir Türk kızının, bir Kanada şirketindeki ilk izlenimleri:
Selam arkadaşlar,
  • Burada müdürlerin ayrı odaları yok. Bizimle aynı büyüklükteki kübiklerde oturuyorlar.
  • Müdürlerin sekreterleri de yok; genel bir idari sekreter var yalnızca.
  • İzin için yazılı dilekçeye filan gerek yok. İşin varsa, istediğin zaman çıkıyor, çalışma saatlerini kendin ayarlayabiliyorsun. Mesela trafik veya başka bir sebeple bir saat geç geliyorsan, bir saat geç çıkıyorsun.
  • Müdürlerin misafirleri geliyorsa, gidip kendileri karşılıyor. Özel teşrifatçıları yok.
  • Herkes kendi fotokopi veya faksını kendi çekiyor; kimsenin emrine amade avare adam yok.
  • Herkese ait ISDN telefon var. Yani arayanın numarasını görebiliyorsun. Tüm telefonlarda iç ve dış mesaj servisi var. Arayanlar sesli mesaj bırakabiliyor. Kimse kimsenin telefonuna bakmıyor. Elini serbestçe kullanabilmen için, telefonlarda kulaklık da mevcut.
  • Ana girişlerde ve laboratuvarlara girerken kart basılıyor.
  • Maaşlar aylık değil, iki haftada bir ödeniyor.
  • İki haftalık iş programı çizelgeleri doldurulup yönetime veriliyor: Yaptığınız işler, yapmayı planladığınız işler, yapamadıklarınız, niçin yapamadığınız, yapabilmek için nelere veya kime ihtiyaç duyduğunuz, veya hangi eğitimleri almanız gerektiği, vb.
  • Senede bir ve üçer aylık çeyreklerde, Priorities başlıklı bir form dolduruluyor (Öncelikler). Bu form sizinle müdürünüz arasında bir tür sözleşmedir. Kariyerinizi hangi yönde geliştirmek istediğiniz, o dönem boyunca yapacağınız tüm işler ana hatlarıyla bu formda yer alıyor. Tabii bunların yorumdan uzak ve ölçülebilir olması gerekiyor.
  • Davranış biçiminiz de ölçülüyor. Mesela, işinizi yapmanız için hangi yeteneklere sahip olmanız ve ne tür davranışlar sergilemeniz gerektiğine kendiniz karar veriyor, şu anki durumunuzu ve ulaşmanız gereken noktayı belirliyorsunuz. Ve dönem sonunda kendinizi değerlendiriyorsunuz. Bunun için, mesai arkadaşlarınıza birer feedback (geri besleme) formu dağıtıyor ve doldurmalarını rica ediyorsunuz. Onlar da son derece nesnel biçimde sizi değerlendiriyorlar. Böylece almanız gereken eğitimleri daha iyi belirliyor, sizi sınırlayan risk faktörlerini sıraya koyuyorsunuz.
  • Kağıt israfı olmasın diye hemen hemen her türlü iletişim bilgisayar üzerinden yapılıyor. Bütün teknik dokümanlar bir web sayfasında bulunuyor. Herkes kendi projesiyle ilgili belgelere bakmaya tam yetkili iken, başka projelere de misafir statüsüyle girebiliyor. Hangi amaçla olursa olsun, hazırlanan tüm dokümanlar bu web sayfasında bulunuyor. İşe yeni başlayan bir elemanın saatlerce dosya karıştırmasına gerek yok. Size bir şifre veriyorlar, sizin için gerekli tüm bilgilere anında ulaşıp işe aşina oluyor, kendinizi geliştirebiliyorsunuz. Uzun sözün kısası, bilgi saklanmıyor!
  • Yemeklerde, asansörde, arkadaş toplantılarında projelerle ilgili konuşmanız yasak. Şirketinize ait bilgiler size açık, ama rakiplerinizin kapabileceği ortamlarda dile getirilemez.
  • Proje liderleri, yapılan her toplantının ardından herkese günü geçirmeden son durumu, karşılaşılan problemleri mail listesine gönderiyor. Şirket-içi haberleşme de genelde mail ile yapılıyor.
  • Her cuma günü saat 16.00'da meşrubat, kek vs. eşliğinde yeni gelenlerin tanıtıldığı toplantılar yapılıyor. Yeni elemanlara çanta, mont, tişört vb. hediyeler veriliyor.
  • Elemanların yetenek ve tecrübelerine göre bölüm değiştirmeleri zor değil, hatta teşvik ediliyor.
  • Kanada'da en çok hoşuma giden şey, işlerin mutlaka sonuçlandırılması ve hiçbir şeyin ortada bırakılmaması. Mesela yazıcının toneri bittiyse, o sırada orada olan kişi işini bitirmiş olsa bile, mutlaka toneri değiştirip yazıcıyı öyle bırakıyor. "Bana ne, ben işimi bitirdim, benden sonraki düşünsün!" demiyor. Bu her yerde böyle. Mesela yanlış bir telefonu aradıysanız, size nereyi aramanız gerektiğini söyleyip öyle kapatıyorlar. Bir işe başvurmuşsanız, arkasını takip etmeniz gerekmiyor, unutmuş olsanız bile onlar sizi aylar sonra arayıp bulabiliyor. Boyum yetişmediği için birinden dosya istedim, bana istediğim dosyayı verdikten sonra, başkaları aynı durumu yaşamasın (ve kendi gibiler tekrar tekrar zahmet çekmesin!) diye dosyaları bir alt rafa kaydırdı.
  • Bir şeyi yapmamanız gerektiği söylenmişse ve siz kulak asmayıp yapmışsanız, kim olursanız olun mutlaka ceza görüyorsunuz. Her şey takip ediliyor, hiçbir şey laf olsun diye söylenip ortalıkta bırakılmıyor. Herkes işini iyi yapıyor. Başka türlü davranabileceğini aklına bile getirmiyor.
  • İşinizi yaparken bilgiyi paylaşmıyorsanız, saklıyorsanız, arkadaşlarınıza yardımcı olmuyorsanız, hele başkalarına engel oluyorsanız, bütün bunları dikkate alıyorlar.
  • İş yerinde türbanlı bayanlar ve çember sakallı baylar dört bir yanda görülüyor. Buna diversity (çeşitlilik) diyorlar. Özellikle yüksek teknoloji şirketlerinde diversity çok fazla.

    Şimdilik bu kadar. Kendinize iyi bakın.



  • --Yeni Safak 'tan bir yazi dizisinden (M.Özel)

    07:35 - 30/7/2006 - yorum {1} - yorum yaz

    Teknolojik şiir


    Yaşananları Kontrol-S ile kaydedip,
    Kontrol-Z ile tekrar yaşıyorum
    Ben sevdamı download edip masaüstüne alıyorum.
    En çok da ekranı kapladığın o anı özlüyorum

    * * *

    Simge durumuna küçült, saatlerce beklet beni
    Tüm sistemlerimi çökert, Ziple sıkıştır ve parçala
    Alt F4 ile kapat, Shift ile değiştir beni

    * * *

    Kedinin mouse ile oynadığı gibi oyna,
    Manzaralı mouse pedinde gezdir beni
    Yeni bir pencere açalım ve unutalım her şeyi
    Geri dönüşüm kutusuna gönderelim maziyi
    Kısa yol oluştur fazla bekletme bu seveni

    * * *

    En çok Flash Animasyonlu halini özlüyorum
    PC görünüşlü, Mac duruşlu sevdiğim
    Kalpten kalbe bağlantım bağlantısı yapılır
    Kapanır kapılar, ağa oturum açılır
    Sevdamız monitöre saniyelerle yazılır

    * * *

    Disconnect olursam beni yine arar mısın?
    Masaüstünde bulamazsan belgelerime bakar mısın?
    Yokluğunda erişim paketi teselli olmasa da
    Değişiklikleri kaydedip, yeniden bağlanır mısın?



    07:33 - 30/7/2006 - yorum {yok} - yorum yaz

    Sonraki Sayfa
    Tanım
    it's a long story ...

    Ana Sayfa
    Profilim
    Arşiv

    Son yazılar
    - ŞEYH EDEBALİ'NİN OSMAN GAZİ'YE NASİHAT'İ
    - sifa....
    - Sam-i Serif
    - Yönetmek, karar vermeyi bilmektir
    - Teknolojik şiir
    - Atesler ve Ahenkler
    - -asaf hüseyn'e-
    - Neyzen Tevfik Kolaylı
    - Kalbime adını düşür
    - Suda Boğulan Balık
    Kategoriler

    Arkadaşlarım
    - sufikalbi
    - kafdagi
    - beyazleke
    - sessizyusuf
    - sonsuzlukkervani